< Cumhuriyet Üniversitesi Forumu - cengiz özkan

Adsense kodları


cengiz özkan

Smf Seo Versiyon Cumhuriyet Üniversitesi Forumu, -- Seo entegre sistem.

Array
aksakal
Tue 25 March 2008, 02:02 am GMT +0200

1967 yılında Sivas’ın Divriği ilçesinde doğan Cengiz Özkan, ilköğretimini İstanbul'da tamamladıktan sonra 1980 yılında İTÜ Türk Müziği Devlet Konservatuarı Çalgı Eğitim Bölümü’ne girdi.

1991 yılında mezun olduktan sonra İ.T.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Halk Müziği Ana Sanat Dalı'ında bölümünde Yüksek Lisans eğitimine başlayarak 1993 de mezun oldu.

1988-1991 yılları arasında İ.Ü. THM İcra Heyeti’nde saz sanatçısı olarak çalıştı.

1989 yılında girdiği TRT İstanbul Radyosu’nda akitli saz sanatçısı olarak çalışmaya başladı. 1998  yılında TRT İstanbul Radyosu’nda kadrolu saz sanatçısı olarak göreve  başladı.

İlk resitalini 1998 yılında Muzaffer Sarısözen’in anısına Atatürk Kültür Merkezi’nde verdi.

Kırmızı Buğday 1997, Ah İstanbul 1999, Yare Dokunma 2001, Saklarım Gözümde Güzelliğin (Aşık Veysel Türküleri) 2003 adlı albümleri yayınlandı.

2002 yılında hocası Nida Tüfekçi anısına ikinci resitalini verdi.

Kadıköy, Kartal, Eminönü, Zeytinburnu, Beşiktaş, Beyoğlu ve Amasra Halk Eğitim Merkezlerinde çeşitli dönemlerde usta öğretici olarak çalıştı.

Yurtdışı ve yurtiçinde birçok festivallere katıldı. Evli bir kız babası olan Cengiz Özkan, TRT İstanbul Radyosu’nda saz sanatçısı olarak görevine  devam etmektedir.


Veysel'e bir vefa albümü
Hürriyet-Yaşam 22-03-2003
Ayten SERİN

Çocukluğunda babasıyla birlikte plaklardan, radyodan dinlerdi Aşık Veysel'i. Onlar da Sıvaslıydı. Altı yaşındaydı Cengiz Özkan, ustası Veysel öldüğünde.

Bir aile büyüğünü kaybetmişçesine üzüldü. Dokuz yaşında aldı sazı eline. İlk hocası saz yapımcısıydı. Sonra konservatuvarın yolunu tuttu. Veysel'i hiç tanıyamadı ama, şiirinden, müziğinden, yaşamından çok şey kattı kişiliğine. Şimdi, Cengiz Özkan 36 yaşında ve ustasına vefa borcunu ödüyor. Ölümünün 30'uncu yıldönümünde (dün), diğerlerine göre daha az bilinen 12 Aşık Veysel deyişini bağlamayla söylüyor. ‘Onun ağzından kendini anlatarak’, Veysel'i yeniden seslendiriyor.

DİNLEMEK YETMEZ, OKUMALI

Ölümünün üzerinden 30 yıl geçmesine rağmen Aşık Veysel hálá Türkiye'nin, eserleri en çok seslendirilen 10 müzisyeni arasında. İki yıl önce Aşık Veysel deyişlerini kendi sesinden yayımlayan Kalan Müzik bu kez az bilinen eserlerini genç bir sanatçının yorumuyla sunuyor. TRT İstanbul Radyosu saz sanatçılarından Cengiz Özkan ‘‘Saklarım Gözümde Güzelliğini’’ albümünde Aşık Veysel'in deyişlerini sesiyle, sazıyla yorumluyor.

Bunlar Cengiz Özkan'ın çocukluğundan beri dinlediği deyişler. Her dinleyişte sözünde, müziğinde yeni bir şeyler keşfediyor. Aşık Veysel'i anlamak için ezgilerini çok dinlemek, ayrıca deyişe dönüşmeyen, şiir olarak bırakmayı tercih ettiği eserlerini okumak gerektiğini söylüyor:

‘‘Aşık Veysel de çok uzun bir dinleme sürecinden geçmiş. 49 yaşına kadar hep usta işi türküler söylemiş, sonra kendi deyişlerini söylemeye başlamış. Ben de uzun dinleme sürecinden geçtikten sonra bu yıl türkülerini kaydetmeye karar verdim. 30'uncu ölüm yıldönümüne gelmesi sadece bir tesadüf.’’

ORTAK NOKTAMIZ HÜZÜN

Özkan kendini bir aşık olarak görmüyor. Yine de ustasıyla ortak yönleri olduğu kanısında: ‘‘Aşık Veysel hüzne yakın bir ozan. Ben de hüzünden zevk alıyorum. Aslında bu Anadolu insanında var. Bir araya gelip uzun hava söylerler, dertlenirler, ağlarlar ertesi gün de ‘ne güzel eğlendik' derler. Aşık Veysel'in de bazı durumlarda böyle düşündüğünü zannediyorum.’’

Ustası Veysel’le tanışma, söyleşme fırsatı yakalayamadığı için üzgün. ‘‘Aşık Veysel'i kendi ezgilerini çalarken dinlemek isterdim. Belki biz geç kaldık, belki de o erken gitti. Onunla karşılaşamadığım için gerçekten üzgünüm.’’